I- Hakkında

Welcome to the Jungle

Biliyorum biraz fazla soyut olacak ama bu site bir bakıma kaos ve düzen hakkında. Şu anda kaos ve düzen üç ana başlık altında yazılarla irdeleniyor. Yazılım, Yazın ve Verim.

Yazılım mühendisliği, programcılık püfleri, C++… Özellikle oyunlar ve demolar gibi, yüksek performanslı ve yoğun grafik yüküne sahip programları hazırlarken karşılaşılan zorluklar, komiklikler hakkında, bazen teknik bazen felsefi yazılar var burada. Oyunlar ve demoların ilgimi çekmesinde ve onlarla ilgili çok yazıp çizmemdeki en önemli sebeplerden biri de bunlarla uğraşmanın, insanları multi-disiplin veya çok yönlü olmaya zorlaması, ya da teşvik etmesi diyebiliriz. Teknik problem çözücülük ile sanatın birleşmesi. Yani düzen ve kaosun dansı.

Öte  yandan, bu site, kurmaca dünyalar ve hikayeler yaratmak ve bunları paylaşmak için bir kanal aynı zamanda. Bu kurma eylemi, zaten oyun ve demolar yaratırken de sürecin bir parçası. Dolayısıyla yaratmanın bir parçası, bir ekseni diyelim.

Ve son olarak da bu site kaos düzenlemedeki en önemli silahlardan olan verim konusu hakkında yüksek sesle düşündüğüm bir yer. Kaosla var olma şansımız varsa eğer, verim sayesinde var.

Night Train

Bu site katiyen bir “Kişisel Gelişim” sitesi değil. Nightlord, prensip olarak kitapçılardaki “İnsanları etkileme ve dost kazanma sanatı”, “Yüzde yüz düşünce gücü”, “Pozitif düşünce ile dağları delin”, “NPR ile coşun” falan konulu kitapların olduğu reyonlardan nefret eder. Dale Carnagie’yi eline geçirse eşek sudan gelinceye kadar döver. O derece yani… “Motivasyon”, “Vizyon”, “Misyon” gibi konuların kendi hayatına pek uygulanamadığını düşünür. Bunların yerine son derece mekanik ve algoritmik olarak, kişisel organizasyon metod ve süreçleri üzerine düşünür, deneyler yapar ve sonuçlarını insanlarla paylaşmak için yanar tutuşur.

Paradise City

Yazılım dünyası çok ilginç bir dünya. Hakkında konuşacağım çok şey olacak. Ve çok da eğleneceksiniz bunları okurken. Öte yandan, yazılım alemlerinde bıdı bıdı folklorik anektodlar ve sektör dedikoduları hakkında konuşup, gerçek işi olan iyi kod dizayn etme ve yazma işini doğru yapmayan çok adam tanıdığım ve bu adamları hiç sevmediğim için, teknik konularda eğitsel birşeyler karalamaya da devam edeceğim.

Sweet Child o’ Mine

Yıllardır hikayeler uydururdum. Ama hikaye kurma ve hayatımdaki diğer büyük ilgi alanlarım arasındaki bütünselliği yeni farkettim. Artık iyi hikaye yazmanın, iyi yazılım tasarlamak, iyi oyun ve demolar üretmek, iyi resimler çizip, iyi besteler yapmak ile aynı bütünün parçaları olduğunu düşünüyorum. Bu bütünü öğrenmek ve kendini bütün ile tanımlamak, bütün olmak… Ama parçaların farklarını da bilmek ve uzmanlaşmak… Bu hedeflerin imkansız olduğunu her düşündüğümde bunu başarabilmiş kişileri defalarca gördüm. Bir insan birden fazla konunun uzmanı olabilir. Daha çok çalışmak gerekeceği doğru, ama bütünün parçaların toplamından büyük olmasının bedeli bu. Bu yüzden artık içimdeki hikayeci ile de aynı kafeye takılır olduk son zamanlarda. Artık kuruyor ve yazıyorum.

Rocket Queen

Genel olarak günümüzde “Bilgi Çalışanı” veya “Altın yakalılar” olarak bilinen bir grup insan var. Bu insanlar  uzun ve zorlu bir eğitim alırlar veya kendilerini uzun bir süreçte geliştirirler, bu eğitimin etkisi ile bir konuda özellikle uzmanlaşır ve problem çözücü olurlar. Ortak noktaları ellerinde, masalarında ve mailboxlarında ve beyinlerinde çok miktarda veri trafiği olması ve bu trafikle başa çıkıp değerli çıktı üretmelerinin beklenmesi. Artık hobileri ve ev hayatları da genelde daha karmaşık. Giderek yapaylaşan bir dünyada, bedensel sağlığı muhafaza edebilmek için pro aktif olarak spor yapmak, sürekli kendini geliştirmek için kendi kendine yeni teknolojiler ve hatta diller öğrenmek gerekiyor. Sürekli üç hedefi tutturmak zorundalar

İşte NightNetwork altındaki Verim yazıları özellikle ikinci ve üçüncü maddelerde, deneyimleri paylaşmak için kuruldu.

Kim???

Yazdıklarıma bir miktar ağırlık getirebilmek için kendimi biraz tanıtmak zorundayım. Ve bu tanıtım ister istemez biraz ukala bir ton alacak. Ama buna karşı yapacak çok birşey de yok.

Bu site, Nightlord takma adı ile bilinen Bilgem Çakır isimli şahsın oluyor. Kendisi de 20 yıldır abuk teknik/sanatsal/sportif hobileri olan, 8 yıldır da yurt içi ve dışındaki çeşitli firmalarda yazılım mühendisi olarak çalışan bir garip bilgi çalışanı.

İçinde bulunduğu onemli projeler ve roller arasında, Vestel’in İngiltere de çıkardığı ilk Digital STB ve IDTV projelerinde SW takım liderliği, Beko’nun MHEG tabanlı büyük middleware projesinde takım liderliği ve yazılım mimarlığı (kı bu proje Tübitak gözetmenlerinden duyduğumuz kadarıyla Türkiye’de özel sektörde o güne kadar yapılmış en büyük projeydi, ortalama 12 mühendis 18 ay çalışarak yaklaşık 80KLOC ürün ve 120KLOC test kodu ürettik C++ ile, ayrıca bir patent ), Sobee Yazılım da Türkiye’nin ilk 3D MMORPG oyunu olan Istanbul Kıyamet Vaktinde Senior Yazılım Mühendisliği, ve son 3 yıldır Microsoft’da Windows 7 bünyesinde DirectX takımında Direct2D projesinde yazılım mühendisliği (ve bir patent) sayılabilir. 

Bunlara paralel olarak da 2003ten beri demoscene içinde hobi olarak 5 C64 demosu ve çeşitli diskmag ürünlerinin yapımında rol almıştır. C64 Scene’de iki world record ve bir world first efekt üretmiştir. Ayrıca 2006 yılında Nightshift demo partilerini başlatan organizatör ekipte yer almıştır. 4. sayıdan itibaren amatör bilgisayar dergisi Plazma’nın editörüdür.

Yukarıdaki paragraflardan anlaşılacağı üzere biraz ukala tarafları olsa da fena bir adam sayılmadığını umar.

Bu şahsın en önemli özelliği iflah olmaz bir proje iştahına sahip olmasıdır. En olmadık konulara bir anda ilgi duyup kendince projeler başlatır ve sözler verir. Bu yüzden daha çok erken yaşlardan itibaren okul dışında büyük vaktini çeşitli olmadık projeler yapıp yetiştirmeye çalışmakla harcamıştır. 25 öncesi yaşlarda bunu geceleri sabahlayarak yapabiliyorken, sonrasında bu şekilde devam edemeyeceğini anlamış ve kendi hayatındaki süreçleri oturtması gerektiği gerçeği ile karşı karşıya kalmıştır. 2000’li yıllarda dünyada yazılım sektöründeki en sıcak konulardan olan “Yazılım süreçleri” konusunda, çalıştığı işlerde yaşadığı komik pekçok deneyim yüzünden, bunların bir kısmını hayata uygulamaya çalışmış ve kısmen başarı elde etmiş.

Ama asıl önemli sıçramayı 2006 yılında David Allen tarafından yazılan “Getting Things Done kitabıyla tanıştıktan sonra yaşamıştır. Son iki yıl içinde kendisine göre sürekli customize ettiği bu metodu, Merlin Mann’ın “Inbox Zero“su ve web’e yayılmış olan binbir çeşit GTD sitesinden aldığı girdilerle zenginleştirmeye çalışmıştır.

Bu garip vatandaş halen, abuk doluluktaki profesyönel ve kişisel hayatını sürdürmektedir. Ancak uzun yıllar sonra ilk defa, artık kişisel sistemindeki açıkların önemli bir bölümünü kapattığını hissetmektedir. Zaten bu hissedişin gazına gelen arkadaşımız, o gazla bu siteyi yapmaya karar vermiştir.

Share