3- GTD Yorumları

GTD genel olarak dünyada kişisel verimi artırma alanında büyük ses getirmiş bir yöntem. Pekçok sayıda insan tarafından kullanılıyor veya kullanılmaya çalışılıyor. Pekçok insan da GTD kullanmayı denemiş ve bir süre sonra vazgeçmiş. Bazı eleştirileri burada size aktarıyor olacağım. Ben şahsen GTD’yi faydalı görüyor ve kullanıyor olmama rağmen, bazı eleştirilerin haklı olduğunu veya yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.

GTD’ye getirilen eleştirilerden bazıları:

“GTD çok karmaşık, bu kadar sistemle uğraşana kadar asıl işleri yapmak daha iyi”. Bu eleştiri bazı kişiler için doğru olabilir. Örneğin iş yerinde çok tanımlı bir işi tekrar tekrar yapan bir insanın o işi her defasında Gelen kutusuna oradan Eylemler dosyasına aktarması vs gerçekten gereksiz olabilir. Dolayısıyla ben bu eleştiriyi kısmen kabul ediyor ve GTD’nin özellikle karmaşık iş ve ev yaşantısına sahip bilgi çalışanlarına daha uygun olduğunu düşünüyorum

“GTD’yi uygulamak zor. İnsan iyi başlıyor ama sonra kopuyor”. Bu sanırım en haklı eleştiri. GTD’yi uygulamak kolay olsaydı şu an dünyadaki binlerce GTD sitesinde insanlar birbirine tavsiyeler veriyor ve sorular soruyor olmazdı. Bununla ilgili birazdan GTD’nin zorlukları bölümünde yazıyor olacağım

“GTD yeterince iyi tanımlı değil”. Bu eleştiri özellikle GTD’nin en temel sınıfların altındaki alt sınıfları tanımlamamasına ilişkin. Örneğin Eylemler dosyasının altında hangi alt sınıflar olmalı veya hangi eylemi yapacağımızı seçerken GTD’nin kesin tanımlar getirmeyip önerilerde bulunması. Bu eleştiri yine kısmen haklı olmakla beraber aynı zamanda GTD’nin genel geçerliliğinin temelini eleştirmiş oluyor. GTD’yi uygulayan herkesin kendine göre uyarlamak zorunda olması ilave bir zorluk olmakla beraber temel prensiplerden herkesin faydalanmasına imkan tanınmış oluyor.

“Kişisel verimi bu kadar artırmaya çalışmak anlamsız. Daha verimli olmak demek daha mutlu olmak demek değil”. Bu eleştiri sanırım kişiden kişiye değişen bir doğruluğa sahip (hayattaki her hüküm cümlesinde olduğu gibi). Kimi insanlar gerçekten çok verimli olup yine de mutsuz hayatlar yaşayabilirler. Verimli bir şekilde yaptığınız eylemler sizin yapmaktan zevk almadığınız eylemler ise onları verimli yapmanız mutsuzluğunuzu elbette azalmaz. Ben şahsen verimlilik ve mutluluğun ortagonal olduğunu düşünüyorum. Yani hepimiz bizi mutlu edecek şeyleri aramak bulmak adına bir çaba sarfetmek durumundayız. Mesleğimizi sevmiyor ve kariyer değiştirmek istiyorsak bunun ne kadar verimli olduğumuzla çok da ilgisi yok. Bir yandan hayattaki bu tür üst seviye amaç ve kararlar ile uğraşıp, diğer yandan da üzerimizdeki günlük yük ile başa çıkmak zorundayız. Bu başa çıkma mücadelesinde verimli olmaya çalışmanın herhangi bir zararını ben şahsen göremiyorum. Eğer bu verim arayışı, mutluluk arayışını durduran bir faktör olsaydı o zaman bu eleştiriye katılabilirdim. Bilakis sevmediği bir meslekte yapması gerekenleri verimli bir şekilde yapan kişi zaman ve enerjisini artırıp mutluluk arayışına daha çok kaynak ayırabilir. Bana bu iki arayış birbirinden bağımsız iki kulvar gibi geliyor. Bir insan mutsuz ise, kendisini mutlu edecek koşulları oluşturacak planı yapıp o plana bağlı ilerlemediği için mutsuz… Hoşuna gitmeyen işleri daha verimli yapabildiği için değil.

Öte yandan eleştirinin bana göre doğru olan bir uyarısı da var. Pratikte kendimde de gözlemlediğim bir durum var. GTD kullanmaya ilk başladığınızda yaşadığınız verim artışı ve kontrol hissi bazen sizi sürekli daha fazla iş üstlenmeye ve hayatınızdaki toplam yükü artırmaya yöneltebilir. Nasıl olsa artık daha verimlisiniz ya… İşte bu durum hakikaten bazen artan stres demek olabilir. Bu duruma düştüğümü farkedip nasıl kendimi kurtaracağımı çözmem bir buçuk yılımı aldı. Bununla ilgil daha detaylı bir yazıyı daha sonra yazacağım.

GTD’nin Zorlukları

GTD aslında bir grup alışkanlık değişikliği demek. En büyük zorluğu da buradan geliyor. Alışkanlıkları bırakmak veya yeni alışkanlıklar kazanmak her zaman zordur. Hele de aynı anda birden fazla yeni alışkanlığı kazanmaya çalışmak neredeyse imkansızdır. Bu yüzden GTD’ye ilk başladığınız da herşey ilk iki üç hafta boyunca harika giderken sonra kopmaya başlarsınız. Ya artık herşeyi toplamıyorsunuzdur (yani toplama alışkanlığı oluşamadan yok olmaya başlar), ya herşeyi işlemiyorsunuzdur (Gelen kutunuz birikir de birikir) veya haftalık gözden geçirmeyi yapmıyorsunuzdur. Bilmeniz gereken şey bu tip kopmaların doğal olduğu. GTDnin en güzel özelliklerinden biri bu şekilde kopmalar yaşadığınızda tekrar kolaylıkla sisteme geri dönebilmenizdir. Bir “beyin süpürme” seansı ile tekrar GTD’li günlere dönebilirsiniz.

Bu konuda bir diğer beğendiğim verimlilik sitesinden, ZenHabits‘den bahsetmek isterim. Bu sitede Zen to Done yani ZTD adlı bir metoddan bahsediliyor. Bu metod bir seferde bir alışkanlık kazanıp o şekilde yavaş yavaş ilerlemekten bahsediyor. ZTD’nin bütün detayları ile aynı fikirde olmasam da ZenHabits sitesini mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Özellikle alışkanlık kazanma ile ilgili konularda ben de aynı fikirdeyim.

Dolayısıyla eğer GTD’de kazanmanız gereken alışkanlıkları böyle teker teker kazanmaya karar verirseniz benim önerim işe “Toplama” alışkanlığı ile başlamanızdır. Bu sayede hayatınızdaki herşeyi Gelen kutusuna toplama alışkanlığı edinmek en azından sisteminizin dişlilerini döndürmeye başlar. Gelen kutunuz doldukça bu sizi yavaş yavaş “İşleme” alışkanlığını kazanmaya zorlar. Ardından siz “Haftalık Gözden Geçirme” alışkanlığını kazanana kadarki sürede sisteminiz biraz şişebilir belki. Hatta ara ara kopabilirsiniz de. Ama her zaman bir “Beyin süpürmesi” ile tekrar geri dönebilirsiniz. Zaten haftalık gözden geçirme alışkanlığını da kazandığınız anda GTD’den bir daha kopmanız kolay kolay gerçekleşmez.

GTD’ye Başlamak

Bütün bu yazılanları okuyup GTD’yi uygulamaya karar verdiğinizde ne yapmalısınız. Aslında burada anlattıklarımızı uygulamaya hemen başlayabilirsiniz. Sırasıyla Toplama, İşleme ve Sınıflama aşamalarını geçip hayatınızdaki herşeyi bahsettiğimiz 7 ana sınıfa aktarmanız gerekir. Bu noktadan sonra da günlük hayatta sürekli olarak her inputu toplama, işleme ve gözden geçirme alışkanlıklarını uygularsınız.

GTD’ye başlarken yapılan bu Toplama, İşleme ve Sınıflama aşamaları, normalde zaten GTD kullanıyor olan birisinin yaptıklarından daha farklı ve çok daha büyüktür. Bu ilk başlangıç için genelde 1-2 gün ayırıp (mesela bir hafta sonunu) kesintiye fazla uğramadan sistemi ayağa kaldırmak önemlidir. Bu ilk başlangıç aşaması ile ilgili detaylar için kitaba bakmanızı öneririm.

İlk başta herşeyi %100 doğru ve en verimli şekilde yapmanız da gerekmez (bunun için çaba göstermeniz önemlidir). Örneğin sizin için en iyi alt sınıfların ne olduğunu bulmak zaman ve birden fazla iterasyon alabilir. Kendi kişisel veriminizi en iyi artırabilecek tek kişi kendinizsiniz

GTD’ye başladıktan sonra da aşağıdaki siteleri ara ara takip etmenizi tavsiye ederim.

  1. NightNetwork (yani burası :) )
  2. 43 folders
  3. Zen Habits
  4. GTD Resmi sitesi

 

Share