12.23.2008

7d8 Parti Raporu

by Nightlord

Benim için parti, Cumartesi gecesi başladı. Aslında başta niyetim sadece deathrophy’nin son versiyonunun organizatörlerin eline ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmekti. Derken “yahu bi skype yapsak da şöyle bir beş dakika ortamı görsem” şeklinde biraz büyüdü. Ardından “sessiz demo yarışması mı? hahaha süper fikir… Ragnor’un anlattığı demo Ocean Machine… hahahaha “ falan derken uzadı. Sonunda Cumartesi gecesi 2 saat Pazar günü ise yaklaşık 7 saat bağlı kalarak partiye sanal olarak da olsa katılmış oldum. Kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir deneyimdi. Bütün compoları canlı seyrettim, pekçok arkadaşla kısa da olsa konuştum tanıştım ve hatta organizatörlerin gönderdiği votesheet ile oylamalara bile katıldım.

Bunu mümkün kılan teknolojik buluşları için öncelikle Johnathan Http, Henry Skype, ve Donald Webcam’a teşekkürlerimi sunarım. Ama asıl special thanks bakımından iki kişi var.

Datura, Cumartesi akşamı ekranında ben olan laptop’ını kucağında oradan oraya taşıyıp beni herkesle konuşturduğu için kendisine nasıl teşekkür edeceğimi bilemedim. “Abi artık bir sonraki Türkiye’ye gelişimde sana süper bir yemek falan ısmarlamam lazım” şeklindeki önerime, tam bir scener’a yaraşır bir şekilde “yok ona gerek yok da artık bi sonraki demoda bana çok sağlam bir greets geçmen lazım” diye yanıt verdi. Valla c64’te vektör karakterlerle 32 dycp yaptırarak falan greets geçmem lazım bu durumda. Nasıl yapacağım bilmiyorum.

İkinci special greets kişisini henüz tr-scene ve forumlar tam tanımıyorlar ama yakında feci halde tanıyacaklar. Norvax/Glance bir kaç aya kadar dünyayı sallayacak olan bir coder olmasının yanında benim hayattaki en eski ve yakın arkadaşlarımdan biri. Kendisi Pazar günü laptopını Glance masasında çok stratejik şekilde konumlandırıp hem ekranı, hem mekanın büyük bölümünü görmemi ve duymamı sağladı. Bu konumlanışın başarısında bir ön sırada oturan ve kendi önlerindeki sıraları da ihtimalen konfigüre eden Hydrogen ve Datura’nın etkileri olduğundan da şüpheleniyorum.

7d8 bana kesinlikle daha çok umut veren bir parti oldu. Sanırım 7d7’de dibe vurduk ürün sayısı ve kalitesi olarak ve şimdi yükselişe geçiyoruz. Partideki bütün ürünlerle ilgili daha sonra ayrı bir detaylı review yazısı yazacağım. Bu raporda compoların genel havasına yönelik birkaç yorum olacak sadece.

Bir partideki en önemli compo olan demo compo bu sene üç tane küçük ürüne ev sahipliği yaptı. Bunlardan ikisi daha çok demodan ziyade intro olarak nitelenecek ürünler ve her üç ürün de aslında çok yeni scenerlardan geliyor. “Yeni scener ürünleri” olarak da bence kaliteleri olumlu ve umut vadeden cinsten. Normalde uluslararası standartlar ve 7d5/NS06 ve hatta NS07 ile kıyaslandığında demo componun zayıf kaldığını söyleyebiliriz ama bence 7d7’den daha iyi bir tablo. Ayrıca compo olarak bu şekilde “zayıf” bir tablo olsa da ürünlerin kendilerinin benden alacağı yorumlar son derece olumlu olacak.

Keza oyun yarışması, yine iki tane güzel oyunu barındırıyor. Oyun yarışmalarını partide yapmak sunmak ve değerlendirmek çok zor. Ne yapmak lazım bu konuda bilmiyorum. Oyunu bir kaç dakika içinde tanıtabilmek çok çok zor. İzleyenlerin oynanabilirliği değerlendirmesi de zor. Belki oyun compoları daha farklı yapmak mümkün. Atıyorum, mesela oyunlar Cumartesi günü networke konulup partidekilerin indirip oynamaları ve ertesi gün oy kullanmaları istenebilir. Böylece herkes oyunu daha detaylı görüp oynayıp, oyunun kendisini ne kadar sardığına karar verebilir. Bilmiyorum bu dediğimi yapan başka yabancı parti falan var mı. Ama oyunların partilerde bir şekilde tam tadının çıkarılamadığını ve diğer sergilenen ürünler yanında biraz gölgede kaldıklarını düşünüyorum.

Müzik yarışması en çok katılım olan ve içindeki kalite ile yüzümüzü güldüren yarışma oldu sanırım. Genel olarak söylenebilecek neredeyse hiçbirşey yok. Üstelik en iyi müzisyenlerimizden birkaçı katılmadığı halde. Herşey çok olumlu idi ve umarım partilerimizde böyle compolar olmaya devam eder. Ayrıca Mrr’ın compo dışı parti release’i de klasik bir SID remix’inden çok daha farklı ve kaliteli idi. Mrr’ı yeniden bir partide görmek insana “çok şükür” dedirtiyor :)

Piksel grafik yarışmasında da yine iki tane kaliteli ürün var. Tabii ki Turbo grafik compolardaki üstün dominansını koruyor ancak Spritus ve Hydrogen’in çalışması da kalite/ebat oranı yüksek bir ürün.

Wild compoda da yine az sayıda küçük ama kaliteli ürünler var. Animal bence ilginç bir üründü ve aslında parti ortamında algılanması biraz daha zor oldu diye düşünüyorum. Sanki daha büyük birşeylerin küçük bir parçasıymış gibi geldi bana ve “bunun gerisini de görseydik keşke” diye hissettim.Ev müziği daha “bitmiş” ve eğlenceli bir üründü ve partiye güzel bir renk kattı.

Demo partilerin, özellikle de Türkiye’deki demo partilerinin, benim üzerimde çok önemli bir etkileri var ve ben bunu yeni farkettim. Bir demo partisine girdiğim andan, mekanı terk ettiğim ana kadar (sanal olarak dahi olsa) beni tamamen bütün benliğimle içine alıyor. Oradayken ne geçmiş var, ne de gelecek. Dışarıdaki dünya tamamen yok oluyor. Bu muhteşem bir duygu. Herhalde şu uzak doğu kökenli felsefe ve dinlerde bahsi geçen “tamamen o anda orada olma hali” bu olsa gerek. İnsanın çok sevdiği birşeyi yaparken kendini tamamen kaybedip zamanın nasıl geçtiğini anlamaması… The Zone… Nirvana… Fenafillah… adına doğudan veya batıdan hangi ismi derseniz deyin, insanın bunu yaşayabileceği çok az ortam ve durum olabilir. İşte demo partileri, özellikle de Türkiye’deki demo partileri benim bunu tecrübe edebildiğim çok az yerden biri.

Fakat Türkiye’deki partileri farklı kılan başka birşeyler daha var. Bu “birşeylerin” bazılarının ne olduğunu tam tespit edemiyorum. Yani yurtdışındaki partiler de çok güzel ve doyurucu olabiliyor ama tr-scene partilerinin benim üstümde yarattığı apayrı bir aidiyet duygusu var. “Benim olayım bu. Benim ait olduğum yer burası. Arkadaşlarım işte bu adamlar. Ürettiğim ve tükettiğim, beni eğlendiren, geliştiren, değiştiren, ve hatta tanımlayan ürünler işte bu ürünler.”. Malesef duygularımı tam olarak kelimelere yansıtamıyorum.

Bu aidiyet hissindeki farkta, eminim ki aynı ülkede aynı geçmişi paylaşmış olmanın etkisi vardır. Yani Breakpoint’te gidip Fairlight’tan bir arkadaşımla “Ya eskiden Stockholm pasajında 2. Katta bir Commodore’cu Erickson abi vardı, ona gider oyun çektirirdik” şeklinde bir muhabbete giremiyor oluşum elbette önemli. Ama tek olay bu değil. İsveç’te RadiantX/Panda Design’ ın scene’e girişine ve yavaş yavaş kendini geliştirip demolar yapışına tanıklık ediyor olmak mutluluk verici. Ama Joker’in çıkışına ve partiye gelişine, hem de elinde gayet hoş bir intro ile compolara katılışına tanıklık etmek… Ragnor’un 3D ilk ürününü yapıp kendine yeni bir kulvar açtığını görmek… Forumlardan tanımadığımız Paradox diye yeni bir arkadaşın birden ortaya çıkıvermesine ve hiç fena olmayan bir “ilk ürün” yapmasına şaşırmak… Drey gibi bir ustanin iki tane bomba gibi ürünü ile yine zevkten erimek… Turbo, Spritus ve Hydrogen’in pikselleri ile gülümsemek… Kaliteli bir müzik compoya sevinmek… Demo compo’da Resident demosu görememeye üzülmek… Partiye katılım sayısındaki artışa bakıp umutlanmak… Cgtr mudavimlerinin varlıklarının ve ağırlıklarının artması, ve tr scenerları ile retro hw/sw hackerları  (bana göre cgtr mudavimlerini tanımlamanın en iyi yolu bu. Cgtr’deki arkadaşlar hacker kelimesinin gerçek anlamı olan “sırf zevk için birşeyleri kurcalayan ve çözen adamlar”) arasındaki bağların güçlenmesi karşısında ihya olmak… Deniz Can Çelik’in bir sonraki röportajını heyecanla beklemek…

Bunları böyle bölük pörçük ifade edebiliyorum ancak. Bunlar ve bunlar gibi pekçok şey bu buluşmaları benim için Breakpoint’ten veya Assembly’den farklı ve özgün kılıyor. Bir Türk partisi ister “iyi” geçsin, ister “zayıf” geçsin, benim için her halikarda daha “yoğun” ve “anlamlı” geçiyor. Her partide ilk partisine giden insanları görüyorum ve biliyorum ki o parti bazılarının üzerinde 7d4’ün bende yaptığı o unutulmaz ve tanımlanamaz etkiyi yapıyor. Hele ilk ürününü yapıp ilk defa büyük ekranda izleyen ve ürün bittiğinde aldığı alkışları duyan insanların heyecanını görüyorum. O afallayışları ve heyecanları beni coşkudan çılgına çeviriyor.

Düşünün ki bir adam o an sizden birkaç metre uzakta inanılmaz yoğun ve heyecanlı bir deneyim yaşıyor ve siz bunu biliyorsunuz. Bu anı tam olarak anlaması birkaç gün sonra olacak ve hayatı boyunca hatırlayacak. Ve düşünün ki bu adam bunu yaşayabiliyor, çünkü birileri bir parti organize etti, ondan once başka birileri bir yazı yazdı, o sırada başka birileri de bir yerde müzik yapıyordu. Ama filanca birisinin daha önce yaptığı falanca grafik olmasaydı bu da olmayacaktı. O kişi o grafiği yapabildi çünkü filanca forumdaki bir hacker ona bir cihaz hediye etti. Ya da filanca iki arkadaş o gün oraya parti mekanına gelmeye karar verdi ve izledikleri ürünü alkışladılar. Bütün bu kişiler uzun bir zaman içinde yaşayan bir organizmanın değişik hücreleri gibi değişik roller üstlendiler, bu ortamın, bugün, bu anki haline gelmesini sağlayan. Bugün bu hale gelen bu ortamda bu anda, bir kişi hayatı boyunca unutamayacağı yoğunlukta ve güzellikte bir deneyim yaşıyor. Ve biliyorsunuz ki o deneyime katkısı olan o sayısız hücreden biri de sizsiniz…

Son olarak bu hücrelerden bazılarına greets…

Vigo: Tr-scene’in mihenk taşı güzel abim, yine uzaktan da olsa seni gördüm gazımı aldım, hasretinle doldum, süper hiper insan… Yine kimbilir kaç yeni kişiye ilham verdin, bilgi verdin, gaz verdin, bu partide. Apple sana kurban olsun Kahkaha

Turbo: Abi seninle sohbet edemedik ve sadece videonu görebildim ama yine yaptın yapacağını. Bir parti ıskalamadan ve kaliteden zerre ödün vermeden bir insan her partiye nasıl yetişir? İşte böyle…

Gnostic: Abi seninle de yine tanışıp görüşemedik ama kesin olacak birgün. Zaten Penthy ile sürekli kulaklarını çınlatıyoruz. Ayrıca you “are” keeping up with commodore Kahkaha

Ragnor: Güzel scener Ragnor… seninle baya güzel muhabbet şansımız oldu. Artık 3D demolarını heyecanla bekliyor olacağım

Bakkada: Partiye benden sonra gelenlerden Dil çıkaran Abi süper yetenekli insanları topladın bir güzel. Partilere katkı veriyorsun bu kadar. Bence fazla iyisin. Sana bir kamçı lazım. Özellikle de Oxzy üzerinde kullanılmak üzere

Oxzy: Abicim seni görmek de çok güzeldi yalnız bir sırtını açıp Bakkada’ya arkanı döner misin rica etsem. Seni kırbaçlayacak da az önce konuştum kendisi ile Kahkaha Nerde ulen Demodojo First %100… Hayvan gibi coder’sın ayıp ayıp cık cık cık Göz kırpan

Drey: Abi ben sana diyecek hiçbirşey bulamıyorum. Yani birşey demeye çalışıyorum. Şöyle şeyler çıkıyor. “Aaaa… Ohhaaaa… ohueeeee…. anaaaa… hebe hebe… nası ya… Aaaaa (dongü)”. Abi sen nasıl bir adamsın ya. Yani sana compo kaybetmekten büyük onur olur mu hahaha. Öyle acayip birşey ki bu. Yani sen nasıl nerden çıktın? Nasıl bir adamsın? Bu nasıl bir yetenek? nasıl bir teknik aşmışlık + nasıl bir tevazu? Nası ya… Aaaa… ohueee… anaaa… hebe hebe…

Arcane: Dinginlik havuzu… Zen bahçesi… sevgi kelebeği… Süper adam Arcane. Yine seni gördüm mutluluk doldum. Lakin insan Living’i bi denemez mi 1541U’da hahahaha. Yani başka bi Glance member’ı yapsa şunu kızacam. Sana kızamıyorum ki :)

Endo: Alemlerin bir numaralı parti sunucusu… “Silk Worm kompodaki birinciliğimden ötürü ödülümü bana vermek üzere sevgili Hydrogen’i sahneye davet ediyorum”… Hahahahaha bu ne lan ahahahahaha… Al ödülünü devam et kardeşim hahahaha. Utanmasa Hydrogen’le röportaj yapıcak sahnede. “Sevgili Hydrogen, bu muhteşem Silk Worm performansımla ilgili neler söyleyeceksin?” Kahkaha… Bir de Spritus sessiz demo compoda Iconoclast’ın başında eliyle dönen birşeyler yapıyor. Endo diyor ki “Artık yeni demolarda herşey dönüyor zaten… başka şekilde anlatmak lazım” hahahah. Hakikaten süper bir insan. Hala evde senin kung fu ile 3dMax kitabını bölüş tekniklerine çalışıyorum ama olmuyor abi.

Skate: İtici güç lokomotif insan. Yine sen hayli meşgul olduğun için nispeten az görüşebildik ama biz arka planda Glance coderları olarak görüşüyoruz zaten. Ben şimdi burda şifreli konuşucam millet anlamasın. Hani şu geçen gün konuştuğumuz konu var ya. Bence de orda o konuştuğumuz algoritmayı kullanalım. Öbür konuştuğumuz konuyu da unutma hani konuştuğumuz biri vardı ya sen kolundan ısıracaktın benim yerime. Hah işte o konu… Göz kırpan

Datura: Abi sen bence yine bir yemek önerimi düşün değerlendir. Ben bakıyorum bu Vector 32 DYCP olayına ama zor gözüküyor yani. Bak böyle tereyağlı duble iskender desem. Ah ulan kendi ağzımın suyu aktı şimdi :)

Norvax: Heheh olm seninle sonunda beraber bir demo partiye de gittik ya. Hatta beraber compo esnası yorumlaşması bile yaptık artık ölsem gam yemem. Ama daha çok işimiz var… Zaten senın hakkında fazla konuşup yazmamam lazım. Sen gizli silahımızsın 😉

Hydrogen: Bir diğer hayvan adam. Seninle de zaten parti öncesi ve sonrası MSN seanslarımızda konuyu değerlendirdik. Herşey Seldon planına uygun gidiyor…

Wisdom: Cumartesi gecesi bir baktım Wisdom online. Hemen aradım… A adamcağız partiye gidememiş ki daha. Wisdom’sız parti olur mu be abi. Tabii ki olmaz. Neyse ki Pazar günü gidebilmiş. Bundan sonra herkesin font yapması gerektiğine kani olmuş Dil çıkaran Biz ayrıca bir ara Cumartesi gecesi 2 kişilik Cyber alternatif 7d8 yaptık Wisdomla. Hiç ürün çıkmadı yalnız. Ama Wisdom birkaç güzel espri yaptı. Yani ca7dx partisi sonraki yıllar için ümit verdi…

Spritus: Coşkun yetenek, tr-scene’in Morpheus’u bu partide buruktu. Onu öyle görünce benim de içim buruldu. Belki de Resident döneminin sonuna geliyoruz kim bilir. Ama Spritus, kendisi olmaya devam ettiği sürece Türk PC scene’i için de umut olmaya devam edecek. Sonra bir ara Bakkada’yı bir gör abi. Onda bir kamçı olacak. Onu alıp Ankara’ya bir uğra derim ben. :)

Ref: Yıllardır forumlarda ve maillerde yazıştıktan sonra artık Ref’le tanışmam lazım ulan dedim kendi kendime. Adam forumlardaki eğlenceli yazım stilinin eleverdiğinden çok daha bile şen ve eğlenceli bir adammış meğerse. 5 dakika Skype üzerinden bile BP dialogları ile beni yardı. Ayrıca ilk partim rehberinin setini ziyaret ettim ona gözükmeden. Oradaki aktörlerle diyaloğu ve sahnelere hakimiyeti de beni benden aldı.

Alcofribas: Son 6-7 yılda yerli yabancı forumlarda tanıştığım yazıştığım pekçok insanın içinde en aşmış, en özel birkaç kişiden biri. Çok çok çok derin bir adamsın ve senden çok şey öğreniyorum. Sonunda yüzyüze tanışabildiğimiz için de çok mutluyum.

LW3D: Yine bunca yıldır forum alemlerinde gördüğüm en tutarlı ve akıllı adamlardan biri. İnanılmaz iyi bir moderator. Bazı insanlar işte senin gibi inanılmaz iyi sosyal yeteneklere sahip oluyorlar abi. Yazılarından bu elektriği zaten alıyordum. Şimdi Skype ekranından da olsa yüz yüze de görüşme şansımız oldu. Süper bi adam. Bir de bu senin yorgun halindi yani :)

Aegis: Selamlar sana partilerin vazgecilmez mudavimi :) umarım keyifler yerindedir. Kendine çok iyi bak. Gözlerim Hades’i de aradı. Ona da çok selam

Joker: İşte budur abi… Bir adam iş, yaş, ev mev dinlemeden güzelce planını yapar. Acele etmeden adım adım ilerler. Çekinmeden sorusunu sorar. Sabırla yürür ve sonunda ilk introsunu çıkarır. Kısa zaman sonra bir bayramtro çıkarır. Ardından da ilk partisine gider ve compoya katılır. Benim yıllardır, kafamda ideal scener gelişim eğrisi olarak düşünüp tanımladığım şeyin birebir canlı örneğisin abi sen. Harikasın. Gelişerek devam edeceğini biliyorum ve umuyorum ki 7d8’i hiç unutmayacaksın.

Mrr ve Mengü: Sizleri sadece video olarak da olsa görmek çok güzeldi benim güzel ve yetenek pınarı kardeşlerim. Umarım keyfiniz yerinde, ve sanatınız çağlamaktadır. Sizin yüzünüzü görmek bile bana üretkenliğinizi ve yeteneğinizi hatırlatıp ilham veriyor. Çok çok sevgiler

Blackturk: Hocam partide bana en güzel sürprizi yapan kişi sendin. Konuştuklarımızı burada yazmayacağım ama sana çok çok teşekkür ederim. Beni hiper ultra mutlu ettin. Plazma 6 çok kısa zamanda geliyor. Sana söz veriyorum.

Beast: Taa NS06’dan beri yanarım abi seninle şöyle bi oturup muhabbet edemediğimize. Kısmet bugüneymiş. O da text vs audıo şeklinde oldu ama olsun buna da şükür. Benim asıl anlamadığım olay neden her tanıştığım Crescent elemanı ile sanki 20 yıldır tanışıyormuşuz gibi bir hisse kapılıyorum. Siz gruba eleman seçerken nasıl bir proses uyguluyorsunuz abi :)

Impetigo: Yine duyduğum kadarıyla elinde havya organizasyona solution providerlık yaptığın yerler olmuş abi. Aralarda gördum seni ekranımda ortada koşturuyordun. Bir impetigo SID’i bekledi bu deli gönül ama artık kısmetse gelecek partiye :)

Deniz: Yine bin yıldır yazışıp da ilk kez tanışabildiğim güzel insanlardan biri. Taa c64 Türkiye zamanlarında bana “A aaa… Nerden çıktı bu adam ya ne güzel adammış bu böyle” dedirten sevgili Deniz, yüz yüze görünce de aynı pozitif elektriği efil efil veren bir adam. Bronx röportajını heyecanla bekliyorum. Bence Turk scene’in en ihtiyacı olan ama en az kişinin bunun farkında olduğu adamlardan biri. Çok çok acayip bi adam. Hastasıyım yazılarının…

Coze: Malesef Coze orada değildi ve ben onu da sık sık forumlarda online haber beklerken gördüm. Allah kimseye vermesin arkadaşlar ama, partileri dışarıdan bizim gibi takip etmeye çalışmak bir ölümdür gerçekten. Bütün forumlarda ses kesilir. Herkes partide kakara kikiri eğlenmekte, Vigo ile Turbo’nun hikayelerini dinlemektedir. Siz de forumda beş dakikada bir refresh ederek beklemektesinizdir. Pazar gecesi olur Pazartesi olur millet hala yorgunluktan toparlanıp party report yazamaz. Genelde Salı’ya toplanır herşey. İşte sevgili Coze’yi de bu çok iyi bildiğim durumda gördüm bu hafta sonu. O yüzden ona da bir greets geçmeden edemedim.

Tesla: Aynı Coze gibi Tesla da forum vampirleri arasındaydı. Tr scene’in sessiz sakin partilere gelip ürününü yapıp giden bu güzel adamını özlediğimi farkettim. Kendine çok iyi bak Tesla… Bakarsın bir Avrupa partisinde görüşürüz.

Paradox: Selam sana paradox ve aramıza hoşgeldin. Çok iyi bir “ilk ürün” sundun bizlere ve sonraki ürünlerini heyecanla beklememize sebep oldun. Eminim ki buradaki pekçok arkadaş hem forumlarda hem de Plazma dergisinde demona geribesleme yapacaktır. Bunları değerlendirmeni ve hızla gelişmeni dilerim. Sevgiler

Flexi: Ah be flexi… Ben yeni bir flexi mod’u istiyorum artık. Nested, Caret, Wasted… flexi playlist’im kaşınıyor :) Bu arada senden kod olarak da iyi şeyler beklememiz gerektiği ile ilgili duyumlar alıyorum. Ama bu duyumlar doğrumu sen söyleyeceksin bize. Sevgiler

Anes:
Anesoğlan sazını alıp gideli…
Bu diyarlarda bir hüzün, bir telaş…
Kalmadı shader kodlamaya yatkın olan eli…
Varsa yoksa php, phyton ve flash…

Decipher: Seni de göremedik Decipher kardeşim. Umarım keyfin yerinde parmakların klavyededir :) Sen de kendine iyi bak. Tesla’yı tut kolundan götür bilimum İskandinav partilerine. Sevgiler.

Prodigy: Eline sağlık. Ev yapımı taze wild compo ürünler gibisi yok. Çok eğlenceli bir yapımdı… Ragnor’la bir senkronize olup sonraki demolarda ona grafik/müzik/tasarım desteği vermeni dilerim. Senin scene’deki yolculuğunu izlemek ilginç olacak :) Sevgiler ve başarılar

Share

Comments

Leave a Reply